YİTİRMEDEN LÜTFEN (SONAMA)
12/9/200821 senelik evlilikten sonra''aşk ışıltısını'' canlı tutmanın yeni bir yolunu buldum.Bir süre önce, başka bir kadınla çıkmaya başladım ve bu aslında eşimin fikriydi. Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak: '' Biliyorum ki onu seviyorsun'' dedi. şiddetle itiraz ettim: ''Ama ben seni seviyorum!!!'' ''Biliyorum aynı zamanda onu da seviyorsun. Ona da zaman ayırman gerekiyor '' Karımın ziyaret etmemi istediği ''öbür kadın'' , 19 yıldır dul olan annemdi. İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle Annemi görme fırsatım pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen '' iyi misin, her şey yolunda mı'' diye sordu. Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya süpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı. ''Seninle beraber ikimizin biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm'' diye yanıtladım. ''Sadece ikimiz mi?'' Biraz düşündü ve ''Çok isterim'' diye cevap ![]()
verdi. O cuma, iş çıkışı onu almaya giderken biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda farkettim ki oda randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı.Bna melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. Arabaya bindiğimizde ''Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler'' dedi ''Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar.'' Gittiğimiz restorant çok şık olmasada sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekandı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben daha menünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim: ''Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin'' dedi. Bende gülümsedim. '' O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim'' dedim. Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıradışı hiçbirşey olmadı ama eskilerden ve hayatımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanı biraz telafi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendikki film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken, ''Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen'' dedi ve bir akşam tekrar buluşmakta karar kıldık. Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu: ''Çok güzeldi'' dedim ''Düşünebileceğimin çok üstündeydi'' Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu o kadar ani gerçekleşmiştiki onun için birşey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı: Oğlum, bu faturayı önceden ödedim. çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yinede iki kişilik bir yemek ayarladım. Çünkü bu sefer eşinle beraber gitmeni istiyorum. Seninle o günkü randevumuzun benim için ne ifade ettiğini bilemezsin. SENİ SEVİYORUM. ''O esnada, ''seni seviyorum'' demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım. Hayatta hiçbirşey ailenizden daha önemli değildir. Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri erteleyebileceğiniz ''BAŞKA BİR ZAMAN'' her istediğinizde yakalamayabilirsiniz!! HAYATINIZDAKİ TÜM ANNELERE YAŞANMIŞ BİR HİKAYEDİR.


